Kayıtlar

"GÜNEŞ HAREKATI" ADIYLA BAŞLATILAN OPERASYONUN ÖZÜ VE KAPSAMI NEDİR?

Sömürüye dayalı iktidarlar, tüm tarihsel kesitlerde ve var oldukları her biçimde, farklı oranlarda da olsa, manipülasyonlara, kitleleri yanıltıcı atraksiyonlara ihtiyaç duymuştur. Ne var ki bugün gelinen noktada bu hileli yönlendirmeler, teknolojinin imkan çoğaltan desteğiyle adeta bir sektöre dönüşmüş ve iktidarların hizmetine çok daha kapsamlı boyutlarda girmiştir. Gerçekte egemenlerin istediği, parmak ayı gösterirken aya değil parmağa bakan bir gemlenmiş akıl halidir. Bu nedenle, devrimcilerin iktidar odaklarından gelen her açıklamaya kuşku ile bakması ve atılan her adımın ardında, açıklanandan öte, gizlenmiş gerçekler araması sistemin tuzaklarına düşmeyi önleyen bir çeşit sigorta olarak görülmelidir. Anımsanacak olursa, bir süre önce Kuzey Irak'a düzenlenen hava saldırısını değerlendirirken yapılan işin gösterilen amacı aşan bir boyut taşıdığına dikkat çekmiştik. "Sınıra yakın kentlerdeki üslerden uçak kaldırıp, havada ikmale ihtiyaç duymadan daha önce de olduğu gibi tespi...

Gülüşü(n)

Gene bir bitiş. Başlangıçlar ve bitişler çoktandır karışır oldu. Yüreğime , yalnızlığımın dahi terk edileceği korkusu geliyor zaman zaman. Ama korku ne kadar doğal bir duygu olsa da yüreğimde yer etmemeli; çünkü yanında acı ve pes etmişliği,sinmişliği de getirir.Bense hep, hayatta her şeye karşı durdum , çabaladım, savaştım yenileceğimi bilsem de…Fakat bu kez farklı bir savaşın ortasındayım. Bazen isyan ediyorum , savaşıyorum gene . Tam başardım derken nerede, ne zaman , nasıl başladığını dahi hatırlayamadığım hatta ve hatta varlığını bile sorguladığım her türlü yaşamsal aktivitenin , ilişkilerin bitişine geliyorum. Ne alarak ne vererek… Arkamı dönmeden ve şikayet etmeden gidiyorum, sanırım alıştım artık.Ya da yalnızlığına sığınmanın verdiği güç bu… Yaralı bir kuş misali , çığlıklarla bestelenmiş şarkılara saklanıyorum.Tek bir çığılığımı kendime bile duyurmamaya çalışarak tırmanıyorum hayat denilen bu ying ve yangın basamaklarını. Yanımda “yalnızlığın” kulağıma fısıldıyor sürekli adı...

Ve Gene Sen Oldum

Mutluluğu hak ettiğimi söyleyen insanlara nasıl bakacağım? Acaba gerçekten dünyanın en büyük ve en temiz kalbi gerçekten bende mi ? Sahi, koruyucu ve destek olabiliyor muyum? Oluyorsam daha ötesine geçebilecek kapasitem yok mu? Yaşadığını yaşamamak, söylediğini aslında söylememek … Kısacası şizofreni…Şizofren bir aşık… İnsanların içerisindekileri görebilme yetisini öğrenebildim. Ve bu sayede görebildim kanatsız kelebekleri.Bu yıldız bahçesinde iki ruhun doyasıya şevişmesini.Yaz gecelerinin ilk defa bu kadar güzel olması. Ve de ilk defa bulutların üstünden bir kalbin sevginin gücüyle getirilmek istenmesi. Aşkı yaşamak, dost olmak… Karmaşa… Zaman geçecek , gidecek. Yirmi dört saatlik yaşamın içerisinde birkaç dakikalık ömrümüzün çoğunu kendi ördüğümüz duvarların arasında geçiriyoruz. Gerçekten sevenlerimizin farkında olamıyor , hayatımızı başkaları için yaşıyoruz . Zaman geçecek , gidecek …Ve ben bu durmak bilmeyen zamanda , karanlığın tam ortasında elinde sönmeyen mumlarla gelmeni , ...

Rakı

Dönülmez akşamın ufkundayız azizim… İçki yasaklanabilir. Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok. Ama rakı asla... Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı. Yurt sevgisidir örneğin. İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa... Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır. Gurbete bile iyi gelir. Kontörsüz muhabbettir. Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır. Hatıraları kaydeden hard disk'tir. Botoks'tur bir nevi. En kaknemi bile bir baska görünür gözüne. Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir. Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin. Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin. Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı... Ama kürkçü dükkânıdır. Döner dolaşır, gelirsin... Orhan Gencebay'dır. Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz k...

Hrant Dink'ten Koçgiri Aşiretine

Bu yazı, 04 Şubat 2007'de Radikal Gazetesinde (Radikal 2'de), Naci Kutlay imzasıyla, yayınlanmış . Naci Kutlay'ı kısaca söyle tanıyabiliriz {kendi kaleminden --çok hafif redakte ederek aktarıyorum}: Ben, M. Naci Kutlay, 1931 doğumlu ve Ağrı’lıyım. Emekli doktorum. Ankara’da oturuyorum. Kürt tarihi ve sosyolojisi üzerinde çalışmalarım, Kürtçe roman ve çevirilerim oldu. Gazete ve dergilere çoğu Kürtler konusunda olmak üzere makale ve öyküler yazdım. "İttihat-Terakki ve Kürtler", "Zevîyên Soro" (Kürtçe roman), "Soro’nun Toprakları" (Zevîyên Soro’nun Türkçesi), "Kırkdokuzlar Dosyası", "Kürt Kimlik Oluşum Süreci", "Evîna Cemîlê" (Cengiz Aytmatov’dan tercüme roman), "Anılarım", "Dê û Damarî" (Egîdê Xudo’dan Latin Alfabesine transkription), "21. Yüzyıla Girerken Kürtler", "Türk Siyasal İslamcılığında Kürt Damarları" kitaplarım yayınlandı. Diyarbakır DDKO kuruculuğu ve yöneticiliğin...
Sonunda ne fark ediyor insan? Aşkı da, sevgiyi de , prensesleri de, böcekleri de kendisinin yarattığını.Zaten kendini sevemeyen nasıl başkasını sevebilir ki? Kendisine yetemeyen başkasına nasıl yetebilir ki? Tanrı'ya teşekkür edebileceğim bir çok şey var. Ne mutlu bana ki kendimi seviyorum , ne mutlu bana ki 'aşkı' yaratabiliyorum ve ne mutlu bana ki tüm güzellikleri de zorlukları da görebildim.Daha kötüsü var mıdır daha güzeli var mıdır? Elbette vardır. Ama hayat gösterdikçe ona karşı duruşumuz dikleşecektir. Sevgiyi , kendini , tözünü ve özünü fark edebilenlere ne mutlu! Pişmanlık yaptıkların için değil, yapamadıkların için vardır. Geri dönüşü yoktur bu hayatın ve yapamadıkların seninle birlikte yapılmamış bir şekilde mezara giderler. Bir daha onlara ulaşma şansınız yoktur. Bu kısacık ömürde hızla geçen zamanı durduramazsınız ama sizin için mükemmel geçmesini sağlamak elinizdedir . İşte bu mükemmelliği sağlayabilmenin benim elimde olduğunu başkasında, başkalarında veya he...
http://bama.ua.edu/~gomez002/mayacal.html 20 Burç İMİX - TİMSAH Başlatıcı, İçgüdüsel olarak koruyucu, Arkadaş canlısı ve dışa dönük ama mesafesini korur, Yapmaktansa düşünmeyi veya seyretmeyi tercih eder. Timsah her şeyin altında yatan temel enerjiyi temsil eder. Temel yaratıcı gücün belli bir düzeni yoktur. Bu yüzden üretici sonuçlar elde etmek için Timsah insanları enerjilerini pratik ve kolektif çalışmalara yöneltmeliler. Dolayısıyla bir Timsah gününde doğanların rüyalara, sihir ve gizeme olan ilgileri ego veya benlik hislerinden çok daha güçlüdür. Kalplerinin sesini takip eden timsahlar dahi olarak görülürler. Temel engeli: Reddedilme duygusundan özgürleşmek, özellikle de ebevbeynlerden.Çözüm: Bir iş kurmak veya bir yuva yapmak. Ne için uygun bir gün: Yeni başlangıçlar yapmak için. Ik – Rüzgar Konuşkan, Spritüel, Çok-yönlü. Azimli, Güçlü iradeli, Kendinden emin. Rüzgar, hepimize hayat veren ve canlı tutan Hintlilerin “prana” dedikleri yaşamsal ruhu sembolize eder. Mayalara göre Rüz...