İsveç Aylığı: Eylül
“İnsan yaşadığı yere benzer O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa Toprağını iten çiçeğe” Edip Cansever Eylül hazan mevsiminin başlangıcıdır. Nedendir bilinmez hüzün kaplar içinizi memlekette. Nerede olduğunuzdan farksız, ölümdür bir anlamda çünkü. Kışı hissetmezsiniz mesela. Her şey donar. Soğuktur artık. Soğuğa yaklaşmadıkça yanmazsınız. Dokunursanız, sonbaharın boğazınızı düğümlediğindeki acıdan daha fazlasını verir. Fakat bu acı anlıktır. Canınızı yakar, gider. Sonbaharda hissettikleriniz ise kalıcıdır. Biri kalp krizi ise, diğeri kanserdir. Burada da sonbahar farklı gelmedi tabi. Hava sıcaklığı çok ani değişmese de biraz düştü. Yapraklar hafiften o muhteşem yeşil-sarı-kırmızı geçişini yapmaya başladı. Doğanın renklerinin yasaklanabildiği bir ülkeden gelmiş olan ben için, bu manzarayı tekrar kucaklamak paha biçilemez bir mutluluktu. Eylül ayı, benim için de ailesel anlamda önemli bir ay oldu ve bu vesile ile...