Hayat sıkıcı ve boş. Büyük umutlarla başlıyoz, sonra sıçıyoz. Sonra gerçek yanıtları bulamadan geberip gidececeğimizi fark ediyoz. Varlığımızı gerçekten değerli bi bilgiye, gerçek şeyler hakkındaki o bilgiye tam eriştiremeden, hayatımızı sadece farklı biçimlerde yorumlayan bütün o büyük fikirleri geliştiriyoz. Aslında, sadece kısa ve hayal kırıklığı dolu bi hayat yaşıyoz, sonra da geberiyoz. Hayatlarımızı kariyer veya kendimizi tamamen aldatmaya yönelik ilişkiler kurmak filan gibi boklarla doldurmaya çalışıyoz. Eroin iyi bi uyuşturucu, çünkü bütün o aldanışları ortadan kaldırıyo. Çekince kendini iyi hissediyosun, ölümsüz hissediyosun. Zaten kötüysen, o zaman daha da kötü oluyosun. Bu, dürüst olan tek uyuşturucu. Senin bilincini değiştirmiyo. Sadece, seni sarsıyo ve sana iyi olduğun duygusunu veriyo. Sonra ise, yine dünyanın sefaletini görüyosun ve kendini ona karşı uyuşturamıyosun.
Kapitalizmin Tahribatı ve Yeni Bir Yol Üzerine Tartışmalar
12 Ocak 2020 Pazar günkü yazısında ‘sadece’ Avustralya yangını üzerinden çağın vebası olarak kapitalizmi işaret eden Işıl Özgentürk [1], acaba bugün dünyada ve Türkiye’de daha sonrasında yaşananları da görmüş olarak kapitalizm mi sadece bir veba olarak adlandırmaya devam eder miydi? Yalnızca geçtiğimiz sene küresel ısınmanın tetiklediği doğal afetlerin sonucu olarak 4 bin 570 can ve 140 milyar dolar kayba [2] sadece bu seneki Ocak ayını eklersek karşımıza feci bir tablo çıkıyordu. Dünya gündemine, Corona virüsü, Avustralya’daki yangınlar, Küba ve çevresindeki depremler, Kuzey ülkelerine hala kar yağmazken Güney’in beyaza bürünmesi, eriyen buzulların normalin de ötesinden hızlanması, Brezilya ve Şili başta olmak üzere Hindistan’a ve Çin’e kadar ölümlü fırtınaların/kasırgaların vuku bulması damga vururken; Türkiye gündemine Manisa ve Elazığ depremleri, Van’da çığ felaketi, Sabiha Gökçen Havalimanı faciası damga vuruyordu [3, 4]. Işıl Özgentürk yazısında çok haklı bir şekilde ve de ta...
Yorumlar
Yorum Gönder